Uzak Doğu Filmleri ve Dizileri

P.K. PeeKay

9 yıl önce 230 okuma
Okunma Süresi: 5 dakika

PeeKay- P.K.
(Sarhoş)
“Gel, gel, ne olursan ol. yine gel
ister kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol. yine gel,
bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,
yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel…”

Herkesin kendisine göre bir inancı, yahut inançsızlığı mevcuttur. Doğduğun yer, büyüdüğün aile, yaşadığın çevre senin inancını şekillendiren faktörlerdendir. Kimisi Hindu, kimi Müslüman, kimi Hıristiyan, kimi Yahudi, kimi ateist, kimi deist, kimi bilmem ne. Buraya kadar eyvallah.

Peki söz konusu diğerinin inancına tahammül edememek olursa? Sırf birisi Müslüman diye, yahut Yahudi diye, yahut Tanrı inancı yok diye öldürülmeyi hak edebilir mi? Bazen elinde bile olmayan nedenlerden ötürü mensubu olduğun bir din, nasıl olur da senin öldürülebilmeni mübah kılar? Sırf inancından, inançsızlığından ötürü bir yerlerde patlayan bombalar neticesinde hayatının senden çalınması, vahşice kafanın kesilerek katledilmen nasıl normal karşılanabilir? Elinde bile değil, düşün! Müslüman coğrafyasında doğdun, Müslümansın. Hindusun. Ne bileyim şusun busun. Bu, niye senin yok edilmeni haklı kılar? Yahut inanmamayı tercih etmişsin; senin tercihinin bir başkasına ne gibi bir zararı oluyordur ki sen bu dünyada fazla görünürsün onların gözünde?

Girizgahtan da anlaşılacağı üzere mesajı olan bir filmle karşı karşıyayız. Pek tabii Aamir Khan olur da mesaj olmaz mı filmde? Epey popüler bir film Peekay. Ve bu popülerliği sayesinde kısmen de olsa dünyada inanç farklılıklarına rağmen birbirimize hoşgörüyle bakmalıyız ana fikrini umarım ki yaymada faydası olmuştur/ olur. Çünkü gerçekten ihtiyacımız var.

Filmi beğenmeyen belli bir kesimin olduğu malumunuz. Dini karalıyor diye bir propagandaya sarılmış bir taraf var. Halbuki dinleri karalamaya yönelik bir film değil. Hindistan; türlü inançlara sahip insanların birlikte yaşayabildiği bir ülke. Vermek istedikleri mesaj da işte tam bu. Farklı onlarca inanca sahip insanlarla birlikte biz bir ülke olabiliriz, farklılıklar bizi zengin kılan.. Birlikte yaşayabilmeliyiz, başkalarının yaşam hakkını gasp etmeden. BU! Bu kadar basit! Sizleri din kisvesi altında sömürüp kendi ceplerini doldurmaya çalışanlara ise izin vermeyin! Sizin Tanrı ile aranıza birilerinin girmesi gerekmiyor! Sizi kandırmalarına izin vermeyin! Ama tepki çekmelerine engel olamamış ana fikirleri.

Biraz sıkıntılı bir konu mevzubahis inançlar olunca. Malumunuz din hakkında hiçbir bilgisi olmayan, zihni boş bir levha gibi olan bir insan evladı yoktur bu dünyada. Bu nedenle senaristimiz bir uzaylı getirteyim e o zaman demiş. Tüm inanışlara objektif bakabilecek, eşit mesafede olan o uzaylımız da işte; Peekay ( Aamir Khan).

Aynı bizler dünyaya yeni geldiğimizde nasıl sıfırsak, P.K. da öyle; konuşamıyor, acıkıyor ne yapması gerektiğini bilmiyor, kıyafet niye gerekli bilmiyor ( o afiş ondan öyle=P ) vs vs. Aslında bir uzaylı vasıtasıyla biz dünyaya geldikten sonra hangi aşamalardan geçtiğimizin bize anlatılmasını izliyoruz. Bu kez şuurumuz yerinde olarak. Aa bu kesin bana da olmuştur, harbi ya bu niye böyle filan diye sorgular buluyoruz kendimizi. Aslında başrol “uzaylı” olsa bile, bize o kadar “uzaylı” gelmiyor.

PK, dünyaya adapte olmaya başladıktan sonra inanışlarla karşılaşıyor. Her inanışı tanımaya çalışıyor. Ve kafasında şöyle bir soru beliriyor; madem herkes aynı Tanrı’dan dilekte bulunuyor o zaman niye bunca farklılık?

Bir süre sonra insanların, inançları yüzünden birileri tarafından sömürüldüğünün farkına varıyor ve sömürüldüklerinin farkında olmayanlar, farkına varsınlar diye bir yanlışlık gördüğünde yanlış numara diye olabildiğince bağırmaya başlıyor. Film insanları sömüren bir din adamının gerçek yüzünü göstermeye çabalaması ile devam ediyor P.K’nin. Elbet dünyada bir başına yaşamak da olmaz. Bir hanım kızımızın (Anushka abla) da yardımıyla yalancılara karşı bir savaş başlatıyor, size de keyifle; ama düşünüp sorgulayarak izlemek düşüyor.

Din farklılığı yüzünden dışlanan insanlar, dini nedenlerden ötürü bir yerlerde patlatılan bombalar filan çok bizlerden, ne acı ki. Bu film aslında tam üzerinde yaşadığımız dünyayı anlatıyor, bunca tepki çekmesinin nedeni de bu kavgadan bu hoşgörüsüzlükten faydalananların gerçek yüzlerinin ortaya çıkarılmasına olan tahammülsüzlükleri. Böyle böyle insanlar uyandırılmaya başlandığında, kendilerine ihtiyaç kalmamasından korkuyorlar.

Bir uzaylının dünyalılaşmasını izliyorsunuz özetle. Dünyalılık olur da aşk olmaz mı? Oluur oluur. Çok işlenmemiş olsa da platonik de olsa bir aşk da var. O da bonusu olsun =)

Lütfen yanlışları gördüğünüzde yanlış numara diye avazınız çıktığı kadar bağırmaktan çekinmeyin!

Ve Aamir’in efsane repliğini de yazalım da tam olsun;

“Ama bir sorum var; hangi tanrıya inanacağız? Sürekli sadece bir tanrı var diyorsun. Bense hayır diyorum. İki tanrı var. Biri bizi yaratan, biri de sizlerin yarattığı. Bizi yaratan hakkında bir şey bilmiyorum ama sizin yarattığınız tıpkı sizin gibi. Küçük, yalancı, hastalıklı, boş vaatler veren… Zenginlere öncelik verip fakirleri sırada bekleten… Övgü aldığında mutlu olan, küçük şeylerle insanları korkutan… Kendi yarattığınız sahte tanrıları yok edin. Hindu ya da müslüman olduğunu belirten işaretlerin nerede ha? Bu farklılık insanların eseri tanrının değil. Ve bu farklılık insanların ölmesine, birbirini yok etmesine sebep olan dünyanın en tehlikeli yanlış numarası.”

Sevgiler..

"P.K. PeeKay" için ilk yorumu siz yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir