Uzak Doğu Filmleri ve Dizileri

YUMI’S CELL

1 yıl önce 126 okuma
Okunma Süresi: 4 dakika

“Hâlâ en güzel hikayeleri dünyalar bir araya gelse anlamayacaklara mı anlatmaktasın? Ve sen hâlâ sağırlar ordusuna senfoniler mi çalmaktasın? Ne seni hazmedebilen ne de senin hazmedebildiğin bir âlemde için sızlıyor, biliyorum.”

Kaç defa hayallerinizi yıktılar? Kaç sevgide bocaladınız? Eşiniz, sevgiliniz, anneniz, babanız, dostunuz sizi kaç kez üzdü ve siz her defasında yeniden ayağa kalkacak gücü kaç denemede buldunuz? Mutlu anılarınız peki? Şöyle içten kahkaha atalı ne kadar oldu? Delicesine mutlu olduğunuz bir anınızı anlatmak için elinize telefonu aldığınızda kaç kişi çıkar rehberinizde? Her şey berbat giderken kim güç verir size? Kim hadi kalk, yeniden başla diye yüreklendirir sizi? Yaralarınızı saran da hayatınızı devam ettirmenizi sağlayan da esasında siz kendinizsinizdir. Çevresel faktörler bir nebze motivasyon kaynağı olsa da sizsinizdir kendinize güç veren, yaralarınızı saran, mutlu anlarınızdan en çok keyif alan. Vücudunuzu dinleseniz her hücrenizin size güç vermek için ne kadar çaba sarf ettiğini göreceksiniz aslında. Tüm hücreleriniz birleşip sizin hayatınızı devam ettirmeniz için ne kadar güç harcıyor yakından bakmak ister misiniz?

Kim Yumi isimli ofis çalışanı bir kadının hayatını izliyoruz bu dramada. Çok da sağlıklı kararlar alamayan, fazla duygusal, romantik yönü ağır basan bir karakter. Kim Go Eun bu karakteri canlandırıyor. Kendisine Goblin’den aşinayız. The King Eternal Monarch, Little Woman gibi oldukça ünlü dizilerde oynayıp hayranlığımı kazanmış bir aktris ki ne mutlu ona! =P

Ben Yumi karakterini aşırı sevdim. Kore dramaları camiasında kendinle eş bir karakter söyle deseler direkt kendisini söylerim. Aşırı duygusallığı dışında Yumi tam ben. Yaşadığı hayal kırıklıkları herkesin yaşadıklarından. Mutlu olduğu anlardan en az biriyle siz de mutlu olmuşsunuzdur kendi hayatınızda. Ağlamaktan helak olduğu o an sizin de başınıza gelmedi mi? Bir karakter bu kadar benzememeli bizlere. Benzerse o dizi artık alelade bir dizi olamaz, en kıymetliler listesine tepeden giriş yapar. Bu dizi de benim en kıymetlilerim arasında yerini mecburen aldı. Bir faktör Yumi! Dizi boyunca Yumi’nin karakter değişimi çok iyi işlenmişti, ilk bölümdeki Yumi ile son bölümdeki Yumi bambaşka insanlardı artık. Çünkü Yumi hayal kırıklıklarına uğruyordu, Yumi farklı insanlarla tanışıyordu, Yumi’nin canını yakıyorlardı, Yumi büyüyordu..

Goo Woong; Yumi’nin en sonki kötü ilişkisinden sonra yara bandı olan muhterem. Yumi’nin bir arkadaşı vasıtasıyla tanıştığı, başlarda oldukça abuk sabuk bir tip olarak gördüğü Woong’un adını sonrasında sıklıkla duyuyoruz. Ahn Bo Hyun’un canlandırdığı karakteri sevsem de çoğu zaman tokatlamak istediğimi de itiraf etmem lazım.

Kendisi bir oyun geliştirme uzmanı. Baskın karakteri de gururu. Tüm kore dramalarındaki gurur bu beyefendide toplamış sanki öyle de bir gurur. Peki bu gurur 2. sezonda da devam ediyor mu sürprizzz. Evet, 2.sezonu da var bu arada. Hatta 3. sezon da yolda, oleeey!

Woong esasında tipik bir erkek. Kalbiyle değil devamlı mantığıyla düşünen, olayların nereye çevrileceğini bilmeden her olaya bodoslama atlayan, düşüncesizce davranıp ne oldu ki yeaa diye devamlı kendi kendini gaza getirip susmayı tercih eden, duygularını göstermektense içinde yaşamayı tercih eden bir tip. 2.sezondaki sevgi detaylarını çok ayrı sevdim ama itiraf edeyim. Her sabah sevdiğin kadının yazılarına olumlu yorum yapmak nasıl bir tatluluuuk? Sevdiğin kadının tüm kitaplarını almak neey? Ama bunları sevdiğin kadın bilse daha harikulade olmaz mıı Woong be?

Yoo Babi; önce alışkanlıkla başlıyor sevgi. Sonra bir bakmışsınız artık tek hissettiğiniz şey sevgi değil; aşkı da yazın lütfen o haneye! Bir insan bu kadar mükemmel bir profilde olamaz diye diye izledim 2 sezon da kendisini. Jinyoung isimli bi bebek yüzlü canlandırıyor bu karakteri. Kendisinin bebek yüzlülüğünden mi güzelliğinden mi bilemiyorum epey sevdiğim, ay her evde olsa bir tane dediğim bir insan evladıydı. Sonra bi’ şeyler oldu filan, herkes delicesine tepki gösteriyor Babi’ye ama ben o kadar tepki göstermeyi doğru bulmuyorum. Hücrelerini görmesek, Babi bu kadar dürüst olmasa görmezden gelinecek bir şeyi bu faktörlerden ötürü Babi’nin idam fermanını çıkarmaya hak görmek çok acımasız geliyor bana. Bilemiyorum ne desem.

Hücreleeeerr! Hücre Köyüüüü! Bu kadar yaratıcı bir diziyse bu dizi tek nedeni bu şirinlerr! İnside out sevdalısı bir insan olduğum için burda da duygu hücreleri olduğunu görünce diziye koştum resmen. Siz sevgilisinden ayrıldığı için giydiklerine dikkat etmeyen bir insanın mantığını nasıl tarif edersiniz? Moda hücresinin hapse atılmasından ötürü Yumi bu kadar rüküş mesela. Aşka tövbe etmesi peki? Aşk hücresi yoğun bakımdaa. Yemek hücresi, şehvet hücresi, gurur hücresi filan derken ortaya tadından yenmez bir kdrama çıkarmışlar. Bu hücreli bölümleri gördüğü için pek çok kişi izlemekten vazgeçiyor sanırım, ama esas o hücreler için izleyin n’olur bu diziyi. HARİKAA! Çok büyük bir yaratıcılık ve zeka örneği bir dizi. İzlemeyen pişman, izleyen de neden bitti diye pişman. İşte öyle bir dizi.

Sevgilerimle.

"YUMI’S CELL" için ilk yorumu siz yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir