Uzak Doğu Filmleri ve Dizileri

SWEET FIRST LOVE

2 hafta önce 19 okuma
Okunma Süresi: 3 dakika

“O kadar uzun zamandır aşık ki, ona çok acıyorum..”

İlk kez birini ne zaman sevdiniz? Kalbi huzursuz eden bir sevgiden bahsediyorum. Kalbi rahat bırakmayan bir sevgi.. Sevdiğiniz kişiye peki duygularınızı ne kadar süre sonra açtınız ya da açabildiniz mi? Yüreğinizi dolduran duygular yüreğinizde mi kaldı?

Karşınızda kendisini bildi bileli sadece tek bir kadını sevmiş, başka türlüsünün asla mümkün olabileceğine inanmayan katıksız bir sevgiye sahip bir adamla; sevildiğinin farkında olmayan bir kadının hikayesi. Hangisi daha zordur bilemiyorum.

Çin gençlik dizileri arasında izleyince insanın içini yumuşatan yapımlar vardır ya, Sweet First Love tam olarak o hissi veriyor. Abartılı entrikalar ya da bitmek bilmeyen dramlar yok; bunun yerine çocukluktan başlayan bir bağın yavaş yavaş aşka dönüşmesini izliyoruz. Eğer “yavaş ilerleyen romantik diziler”, “çocukluk arkadaştan sevgiliye” teması ve bol duygusal bakışma seviyorsan, bu dizi tam senlik.

Hikâye küçük yaşlardan beri birbirini tanıyan iki gencin etrafında dönüyor. Erkek başrol klasik soğuk değil; daha çok içine kapanık, duygularını göstermekte zorlanan ama sevdi mi tam seven tiplerden. Küçüklüğünden beri kadın başrolün yanında olan, onun fark etmediği ama hayatındaki en güvenli liman aslında o. Çin romantik dramalarında sık gördüğümüz “sessiz seven erkek” karakterinin en yumuşak versiyonlarından biri diyebilirim.

Kadın başrol ise daha enerjik, daha duygusal ama kalbi biraz karışık. Onun hikâyesi de büyümekle ilgili aslında. Başta erkek karakteri sadece hayatının bir parçası, bir alışkanlık gibi görüyor. Ama zamanla o tuhaf kıskançlık hissi, başkasıyla görünce içine oturan o boşluk, onsuz geçen günlerin eksikliği derken olayın adı konmamış bir aşka dönüştüğünü izliyoruz. Tam da bu noktada dizi, izleyene kendi gençliğini hatırlatıyor.

Sweet First Love tam anlamıyla bir Çin gençlik romantik dizisi. Okul yılları, aile baskıları, gelecek kaygısı, arkadaşlıklar derken sadece bir aşk hikâyesi değil, gençlikten yetişkinliğe geçiş süreci de anlatılıyor. Özellikle duyguların yavaş gelişmesi, karakterlerin hemen itiraf edememesi diziyi daha gerçek yapıyor. Zaten ilk aşk dediğin şey biraz da geç kalınmış farkındalık değil mi?

Erkek başrolün sevgisi dizinin en güçlü tarafı. Büyük sürprizler yapmıyor, dramatik konuşmalar yok ama kadın karakter düştüğünde tutan, hayal kurduğunda destekleyen, herkes giderken kalan kişi hep o. Bu tarz erkek karakterleri sevenler için tam bir “kitap gibi seviyor” hissi var burada. Çin dizilerinde sıkça gördüğümüz korumacı ama baskıcı olmayan erkek profiline güzel bir örnek.

Dizi genel olarak yumuşak tempolu ilerliyor. Büyük kötüler, aşırı entrikalar yok. Daha çok yanlış anlamalar, zamanlama sorunları ve “ya arkadaşlığımız bozulursa” korkusu üzerinden ilerleyen bir ilişki var. O yüzden aksiyon arayanlar için değil ama duygusal romantik dramalar, sakin ilerleyen Asya dizileri ve “friends to lovers” temasını sevenler için biçilmiş kaftan.

Finale doğru karakterlerin büyüdüğünü, sevgilerinin de çocukluktan çıkıp daha olgun bir hâl aldığını görüyoruz. Dizi bittikten sonra büyük bir şok etkisi bırakmıyor belki ama tatlı bir boşluk hissi kalıyor. Sanki eski bir anıyı hatırlamışsın gibi… İlk sevdiğin kişiyi, söyleyemediklerini, geç fark ettiklerini.

Eğer romantik Çin dizileri, ilk aşk temalı gençlik dizileri ve duygusal ama yormayan hikâyeler seviyorsan, Sweet First Love izleme listene rahatlıkla eklenebilir. Bazen en sade hikâyeler, kalpte en uzun kalanlar oluyor.

"SWEET FIRST LOVE" için ilk yorumu siz yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir