Uzak Doğu Filmleri ve Dizileri

Oh La La Couple

9 yıl önce 347 okuma
Okunma Süresi: 5 dakika

Woo-lal-la Boo-boo
Oh La La Couple

“Öldürmek, buck jones’un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! Hayır. Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek… Ve bir gün büsbütün ölecek..”

Afişinin rezaletliğinden mütevellit epey bir süre izlemeyi ertelediğim dizilerden biri mevzubahis drama. Secret Garden misali. Ki konusu da çok benzer zaten. Böylesi güzel dramalara özellikle mi basiretsiz afişler hazırlıyorlar bilemedim.

Benim gibi önyargıdan ötürü izlemeyenlerin çok olduğunu düşündüğüm bu eğlenceli ve sevimli dramayı da su üstüne çıkaralım dedim =P Secret Garden sevenlerin bayıla bayıla izleyeceği bir Güney Kore draması oh la la. Secret’tan iki yıl sonra çekilmiş; ha orada bi’ Hyun Bin faktörü vardı ki kimse ellerine su dökemez tatlulukta orası ayrı; ama aşağı yukarı secret gardena benzer bir drama arayanlara izlemelerini keyifle tavsiye edeceğim bir drama yapmış gene çekikler. Konu itibariyle değil tabi benzerlik; beden değişimi olarak aynı. Neyse en başından başlayalım anlatmaya.

Hayatınız boyunca öyle çok büyük mutluluklar peşinde koşmamışsınız. Huzurlu bir yuva, sizi seven bir eş, mutlu bir aile tüm istediğiniz. Ve hayat size bunları fazlasıyla vermiş, yanında kayınvalideniz ve görümcenizle birlikte=P Yeo Ok’un ( Kim Jeong Eun) sade basit bir hayatı var. Ünlü bir otelde çalışan eşi, her ne kadar kendisine saygı duymasa da, kendisine hizmetçi gibi davransa da kocası işte. Kayınvalidesi ve görümcesi ellerini sıcak sudan soğuk suya sokmayan tipler. Oğlu desen annesine babasından gördüğü gibi davranan değer vermeyen bir velet. Hayatı ailesi tarafından gasp edilmiş bir kadın özet geçersek. Hayalini kurduğu hayatı yaşayamayan; ama buna da alışmış bir kadın.. Lovers’ın doktor ablası canlandırıyor bu karakteri. Ki orada kendisinden cidden haz etmemiştim; ama bu dramada biraz ısındım kendisine. Ne mutlu ona =P

Soo Nam ( Shin Hyeon Joon) ise dışarıya karşı dünyanın en centilmen, en kibar erkeği. Bütün kadınlar kendisine hayran; ve eşinin ne kadar şanslı olduğunu düşünmekte. Otel müşterilerinin her zevkini bilen, her istediğini yapan kadın ruhundan bu kadar iyi anlayan bir eşe sahip olmaktan başka ne ister ki bir kadın? Amaa bir de görünmeyen kısmı var. Eve geldiğinde tam bir maço. Karısına üç kuruşun hesabını soran, adeta kölesiymiş gibi davranan hanzonun teki. Bir de bunlar yetmezmiş gibi otel personelinden genç bir kadınla eşini aldatmakta. Ki bu kore dramalarında ender rastlanan bir durum. Adam bildiğin çatur çutur eşini aldatıyor! Bizim hep bayıldığımız başrol, hep sevmek için bir neden bulduğumuz erkek başrolü bu dramada eşek sudan gelinceye kadar dövmek istiyorsunuz.  Sürünsün istiyorsunuz, yeo ok’un canını yaktığından çok daha fazla canı yansın istiyorsunuz. Sonunun mutsuz bitmesini isteyecek kadar nefrete nail olan bir karakter. Ki ben kendisine bayılıyordum “kiss me kill me”‘de. Hatta o filmdeki hallerinden sonra sırf kendisi oynuyor diye izlemeye karar vermiştim bu dramayı da. Ama başlarda o kadar nefret ettim ki anlatamam =) İzleyen herkes de eminim aynı duyguları paylaşmıştır.

Hayatın berbat da olsa bir şekilde ailen dağılmasın diye kendinden hayatından ödün vererek yaşamaya ne zamana kadar devam edersin? Ne zaman yeter dersin? Kıymetinin bilinmediğini anladığında. Kocanın, yalnız sana ait olduğunu düşündüğün o adamın başka bir kadına dokunduğunu bizzat gözlerinle gördüğünde susup sineye mi çekersin; yoksa tüm hayatının bir yalandan ibaret olduğunu fark etmene neden olan, berbat hayatının sorumlusu o herife cezasını çektirmeye mi çalışırsın? Kore dramalarından aşina olduğumuz üzre başrol ablalar genelde dişli çıkıyor; yeo ok’umuz bizi hayal kırıklığına uğratmamayı seçiyor, intikam çanları çalsııın!

Lakin Soo Nam ve Yeo Ok’un geçirdikleri bir kaza sonucu ruhları yer değiştiriyor ve esas hikaye işte tam o zaman başlıyor. Seni aldatan adamın bedenine girme şansın olsa ne yaparsın? =P Gerçi başroldeki abla ben kadar gaddar düşüncelere sahip değildi ama biraz çektirdi gene =) Drama epey bir müddet bu ikisinin kendi bedenlerine dönme çabasını anlatıyor. Ve hyun bini filan övdüm demin ama Shin Hyeon Joon çok ayrı bambaşka bir rol yeteneğine sahip yahu. Böyle hayranlıkla izledi kendisini. Kadın gibi davranışlarını o bıyıklı bıyıklı halleriyle =) Ödül filan aldı mı bilmiyorum; ama almadıysa jürinin ayıbı olsun. O nasıl bir başarılı roldür? Sırf bu adamın rol yeteneğini izlemek için bile izlenesi bir drama. Ki güldürü unsurlarının çoğu da kendisine ait zaten=)

Beden değiştirme kısmı biraz uzun sürüyor ve bu biraz sıktı itiraf etmeliyim. Ne zaman kendi bedenlerine dönecekler diye bakıp rahatlayıp öyle izledim diziyi. İnsan bir an önce her şey düzene girsin de adam sürüm sürüm sürünsün istiyor ki spoilera girecek ama rahat olun gençler sürünüyor =P Kadının ilk aşkının da dramanın belli bir bölümünden sonra diziye dahil olduğunu belirtelim de=) Oooh içimin yağları eridi o sahnelerde resmen. Beter olsuun nidalarıyla izledim. Gerçi her şeyin bir nedeni de var da. Geçmiş hayatlarını da izleyince kime kızacağınızı da şaşırıyorsunuz. Adam her dönem pislikmiş orası ayrı tabi.

Neyse efenim böyle kadının epey çektiği, sonrasında da çektirdiği, adamın başlarda bol bol küfür ettirdiği sonrasında sürüm sürüm süründüğü komedili, romantikli, dramlı bir dizi arıyor da bulamıyorsanız bu drama ile bir şansınızı deneyin. Seveceğinizi düşünüyorum. Ben severek izledim, bazı bazı ilerleterek izlemiş olsam da. Afişin, oyuncuların önyargınıza kurban gitmesine izin vermeyin gençleer. Yaboo yaboo diye diye dolanın işte izleyip=)

Sevgiler..

"Oh La La Couple" için ilk yorumu siz yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir